Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Rüyalar Üzerine
#1
Lightbulb 
r_yalar_zerine_kd.png


Yapamadığımız pek çok şeyin olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Hiç bir araç gerece ihtiyaç duymaksızın gökyüzünde uçmak, duvarların içinden geçmek, şehirlerden şehirlere sıçramak gibi fizyolojik yeteneklerimiz yok. Dahası sahip olduğumuz yeteneklerde de her zaman çok iyi sayılmayız. Ve yaşadığımız dünyada herkesle iletişim kurabilme olanağımız da yok.

Algılarımız zayıf, becerilerimiz zayıf, bedenimiz zayıf. Pek çok açıdan o kadar kısıtlıyız ki. Çevresel şartlar, statüler, konumlar, sosyal ilişkilerimiz, kaygılarımız elimizi kolumuzu bağlıyor. İçimizden geçenler çoğu zaman içimizde kalıyor.

Genelde alışıyoruz tüm bağlayıcıklarına hayatın. Benimsediğimiz hallere dönüşüyor kısıtlılığımız. Benimseyemediğimiz zamanlarda ise yüzümüzü solduran nedenlere dönüşüyor. Başarısızlık, yetersizlik, imkansızlık canımızı sıkan engeller olarak duruveriyor karşımızda. Üstesinden gelmeyi başaramadığımız durumlar karşısında iki seçeneğimiz var. Kafaya takıp mutsuz olmak veya üzerini örterek görmezden gelmek. İkinci seçenek genelde daha çok işimize gelir. Psikolojik olarak bünyemiz mutsuz olmayı çok tercih etmeyecektir ve yetersizliklerimiz veya karşılaştığımız olumsuzluklar üzeri örtülmek üzere bilinç altımıza gömülecektir. İşte gömdüklerimizin tümü, biz unutmuş dahi olsak bilincimizin altında varlığını sürdürür.

Ancak bir yer vardır ki orada tüm unuttuklarımız kendini çarpıcı biçimde hatırlatıverir. "Ben buradayım" der adeta bize. O yer bizim rüyalarımızdır. Rüyalar yaşadığımız dünyadan apayrı bir alemdir. Orada fizyolojik engellerimiz yoktur. Yeteneklerimiz hat safhadadır. Konumu, statüsü ne olursa olsun herkesle istediğimiz şekilde iletişim kurabiliriz. Ayaklarımıza pranga olan zayıflıklarımızdan kurtuluruz. Ne kadar da güçlüyüz bu alemde. Başaramadığımız herşeyin üstesinden gelebiliriz artık. Dahası ulaşılmaz gördüğümüz hiçbir şey burada ulaşılmaz değil. Bilmediğimiz yerlere gider, bilmediğimiz varlıklar görürüz.

Tabi bu ayın parıldayan kısmı. Bize dehşet veren acizliğimizi perçinleyen bir de karanlık yanı var bu alemin. Öyle ki bazen bir adım dahi atamayacak halde görürüz kendimizi. Korkularımız karşısındaki çaresizliğimiz altı çizilerek gelir önümüze. Herşey büyüdükçe büyür ve üzerimize gelir.

Rüyalar değişiktir. Bazen sakin geçer. Herşey olağandır, yaşadıklarımıza paralellik gösterir. Bazen abartılıdır, bazen süslü, kiminde rezil, kiminde kepaze.. Rüya olur uyanmak istemeyiz, rüya olur bitmesini iple çekeriz. Kimi rüyalar da karışıktır, ne olup bittiğini anlamayız.

Ne kadar karışık olursa olsun her rüyanın çok çok yedi saniye sürdüğü söyleniyor. Bunun nasıl tespit edildiğini ve gerçeği yansıtmadaki başarısı biraz şüpheli. Ancak şüphe kuvvetlinin daha az olduğu bir şey var oda rüyaların kendine göre bir anlam taşıması. Öyle veya böyle rüya aleminde gördüklerimiz bilinç altımızda sakladığımız bize ait parçalardır. Bu parçaları birleştirdiğimizde bize anlamlı bir bütünün haberini verebilmektedir.

Peki ya bu parçaları nasıl doğru birleştirebilir gördüklerimizi nasıl doğru okuyabiliriz? Burada dikkat etmemiz gereken bir kaç nokta var. İlkin gördüğümüz rüyanın üzerimizde bıraktığı etki nasıldı bunu değerlendirmeliyiz. Yani bu olumlu mu olumsuz mu bilmeliyiz. Buna hayırlı veya hayırsız, rahmani veya şeytani de diyebiliriz. Yoruma değer olanlar genelde olumlu olanlardır. Ancak kimi zaman da eksikliklerimiz sert üslüplarla yüzümüze çarpılabilir. Başka bir nokta; rüyalarımız anısal bir değer taşıyor mu? Daha önce karşılaştığımız kişilere, mekanlara, nesnelere, olaylara, durumlara dair izler var mı, bakmalıyız. İçimizde kalmış bir özlem, yüreğimizde saklı bir sevgi rüyalarımızda can bulabilir. Ölmüş insanların ölmeyen silüetleri, kurduğumuz hayaller, yaşayamadığımız anılar bizimle beraber olabilir. Bu esnada gördüğümüz nesneler de kendine özgü anlamlar taşıyabilir. Sinirimiz, stresimiz, yetersizliklerimiz, düşmanlarımız veya arzularımız, mutluluklarımız, heveslerimiz değişik varlıkların haline bürünür. Bunları ayırd etmek her zaman kolay olmayacaktır elbette. Son olarak duyduğumuz sözlerin de belli bir öneme sahip olduğunu belirtmek gerekir. Bu sözler kilitli bir kasayı açmak için gerekli şifreler olabilir.

Genel olarak rüyaların yorumları böyle bir çerçevede belirginleşir. Bilinç altımızın ürünü olan rüyalarımız geleceğe dair haber vermekten ziyade kendimizi tanımamıza, eksiklerimizi görmemize yardımcı olur. Zira bilinç altımız farkında olmadan bizi yönlendirir. Her zaman anlamlı olmak zorunda değildir rüyalarımız. Yaşantımız da yapmak isteyip yapamadıklarımızı rüyalarda gerçekleştiririz. Bı dahi bizi motive eder, stresimizi azaltır, kaygıdan uzaklaştırır.

Uykuyu sevdirir rüyalar. Yarı ölümü güzelleştirir. Hele rüya görürken bilincimiz açık ve her şeyin farkındaysanız olaylar daha ilginç boyutlar alır. Kimi zaman en eğlencelisi rüya içinde rüyalara dalmaktır. Ne kadar korkutucu rüyalar da görsek biz hep olumlularla anarız rüyalarımızı. Yaşantımızda da her güzel anımız için "rüya gibiydi" demez miyiz?

Rüyalar bir iz gösterir bizlere kendimizden. Bu izler doğrultusunda şekillenir yolumuz. Be bir zaman sonra gittiğimiz yol oluruz. En uzun uyku yaşantımızdır. Anılarımız hep birer iz. İzler birleşip bir kapının anahtarı oluverecek uyandığında. Açılan kapı belirleyecek gördüklerimizin rüya mı yoksa kabus mu olduğunu.

Öyleyse yaşıyorken ve henüz uyanmamışken nasıl olur farkına varsak rüyada oluşumuzun. Öyle ya doğruyu da biliyoruz yanlışı da. Açmak istediğimiz kapının anahtarı gördüğümüz rüyalarda. Doğru izi takip etmek, kabusa yol almamak, ölmeden önce ölmek rüyalarda..
yine az yazdım
Ara
Cevapla }}
Teşekkür edenler:
#2
kalemine sağlık abi
Ara
Cevapla }}
Teşekkür edenler:


Konuyu Paylaş

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi